Bedir Uhud ve Hendek Savaşı
1 sayfadaki 1 sayfası • Paylaş •
Bedir Uhud ve Hendek Savaşı
BEDIR SAVASI
"Kendilerine zulmedilmesi dolayisiyla, onlara karsi savas açilma
(mü'minlere savasma) izni verildi. Süphesiz Allah, onlara yardim
etmeye güç yetirendir. Onlar, yalnizca: 'Rabbimiz Allah'tir'
demelerinden dolayi, haksiz yere yurtlarindan sürgün edilip
çikarildilar."(Hacc:39-40)
Bu vahiy, Peygamber (sav)'e Medine'ye ulastiktan kisa bir süre sonra indi.
Peygamber buradaki iznin emir anlaminda oldugunu biliyordu. Yahudilerle
yapilan anlasmada da, savas gerekleri belirlenmisti. Baslangiçta sadece
Kureyslilerin kervanlarina baskin yapilmakla yetinildi.
Müslümanlar,Kureys'le savas halindeydiler ve muhacirler bir Kureys
kervanini izliyorlardi. Su anda çok önemli bir karar asamasindaydilar.
Çünkü haram aylardan sonuncusu olan Receb'in son günüydü, fakat
saldirmazlarsa yarina kadar Mekke'ye ulasacaklar, böylece haram bölge ile
korunacaklardi. Bir müddet kararsizliktan sonra saldirmaya karar
verdiler.Ganimet Peygamber'e getirilince O, bunu kabul etmedi. Haram
aylarda savasmanin yasak oldugunu söyledi.Bunun üzerine su ayet nazil
oldu:
"Sana haram olan ay'i, onda savasmayi sorarlar. De ki: Onda
savasmak büyük (bir günahtir). Allah katinda ise, Allah'in yolundan
alikoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'a (ziyaretçilerin
girmelerine) engel olmak ve halkini oradan çikarmak daha büyük (bir
günahtir). Fitne ise, katilden beterdir." (Bakara:217)
Peygamber (sav) bu ayeti söyle yorumladi:"Haram aylarda savasmak
yine haramdir, fakat bu durum istisnadir." O Saban ayinda önemli bir
ayet daha nazil oldu:
"Biz, senin yüzünü çok defa göge dogru, saga sola çevirip- durdugunu
görüyoruz. Simdi elbette seni hosnut olacagin kibleye çevirecegiz. Artik
yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Her nerede bulunursaniz
yüzünüzü onun yönüne çevirin."(Bakara:114)
Böylece kible tayin edilmis oldu.
Peygamber (sav), Muhacir ve Ensardan olusan 305 kisilik bir ordu
kurdu.(Bu arada kizi Rukiyye hasta oldugu için damadi Osman orduya
katilmamisti.) MS. 623 yilinin 17 Martinda (Hicretin 2. yili 17 Ramazan) da
iki ordu karsi karsiya geldi.Orduyu düzene soktu ve elinde bir okla hem
onlara moral verdi, hem de saflari düzene soktu. Kureysliler dokuz-on bin
kisi kadardilar.Kat kat fazla olmalarina ragmen Allah'in yardimi görüldü ve
melekler de mü'minlerin yaninda savastilar. Kafirler büyük bir hezimete
ugradilar ve hala sayica çok fazla olan sekiz yüz kisilik ordulari kaçmaktan
baska çikar yol bulamadilar. Savas sonunda alinan esirler de fidye
karsiliginda ailelerine geri verildiler. Savas Bedir Kuyulari'nin yaninda
yapildigi için bu ismi aldi.
Bu siralarda Peygamberimiz kizlari Rukiyye'yi kaybetmislerdi. Savastan bir
süre sonra Peygamberimizin en küçük kizlari ve o zaman yirmi yaslarinda
olan Hz. Fatima evlilik yasina gelmisti. Eshabda ona en uygun kisi Ali (ra)
'di ve Fatimayi istemesi hususunda onu tesvik ettiler. Yapilan sade bir
törenle evlendiler.
UHUD SAVASI
Yenilgiyi hazmedemeyen Mekkeli müsrikler bunun intikamini almak için
and içmislerdi. Muhakkak acisini çikaracaklardi.Bunun için üçbin kisilik bir
ordu ile medine'ye dogru yola çikti. Orduda Habisistan'li köle Vahsi de
bulunuyordu. Sahibi eger Hamza'yi öldürürse onu ödüllendirecegini
söylemisti. Bu konuda çok ustaydi. Bunu duyan Ebu Süfyan'in karisi
Hind'de Hamza'yi öldürdügünde ona ödül vermeyi vaad etti. Müslümanlar
onlarin bu düsüncelerini ögrenmekte gecikmediler ve her iki taraf da savas
hazirliklarina basladilar. Bu sirada Fatima Hasan adinda bir erkek çocugu
dogurmustu.
Savasin seyri, bir önceki Bedir Savasinda oldugu gibi müslümanlarin lehine
ilerliyordu. Peygamber (sav), okçularina her ne surette olursa olsun asla
yerlerinden arilmamalarini tembihlemisti. Bir ara öyle bir an gelmisti ki
müsrikler kaçacak delik aramaya ve savas meydanini terketmeye
basladilar. Okçular, ilk saflardaki arkadaslarinin ganimet kazanmak için
giristikleri çabayi görebiliyorlardi. Bundan dolayi okçular da savas alanina
girmek istediler. Liderleri Peygamber(sav)'in ne olursa olsun yerlerinden
ayrilmamalari gerektigine dair emrini hatirlatti. Fakat onlar dinlemediler.
"Savas bitti ve kâfirler kaçti" dediler.
O zamana kadar Mekke ordusunun süvarileri hiçbir ise yaramamislardi.
Fakat Halid o anda karsida tarafta neler oldugunu farketti ve hemen bütün
adamlarini okçularin bulundugu yere yöneltti. Bu andan itibaren savas
müsriklerin lehine döndü. Öyle bir noktaya gelindi ki, artik kaçan
kafirlerden bir kismi da gelip mü'minlere arkadan saldiriyorlardi. Savas
nârâlari birden bire degisti ve Kureyslilerin "Ey Hubel! Ey Uzza!" sesleri
alani doldurdu. Müslümanlar büyük kayip verdiler. Sag kalanlar da geri
çekiliyorlardi. Müslümanlar geriye çekildikçe kalabalik da tepeye dogru
yaklasiyordu. Fakat cansiperâne bir sekilde Peygamber (sav)'i korumaya
çalisiyorlardi.
Savasta Peygamberimizin amcasi Hz. Hamza (ra), Vahsi tarafindan sehit
edildi. Savastan sonra Vahsi meydana tekrar gelip Hz.Hamza'nin karnini
yarip karacigerini çikarmisti. Bunu Hind'e götürüp verdi. Karsiliginda da
Ganimetlerden Hind'e düsen payin tümünü aldi. Cigeri eline alan Hind, bir
parça isirip, çigneyerek yuttu. Sonra da cesedin yanina giderek cesedi
parçaladi. Diger kadinlari da bu sekilde yapmalari konusunda tesvik
etti.Savasta Peygamber (sav) de yaralandi. Bu savasin müslümanlara
biraktigi en önemli ders, her ne sekilde olursa olsun emirlere itaâtsizligin
kazanilmak üzere olan bir savasi kaybettirecegi gerçegidir.
HENDEK SAVAŞI
Hayber'e yerlesen Beni Nadir yahudileri, kaybettikleri topraklari tekrar
kazanmaya kararliydilar. Ümitleri, Kureys'in Peygamber (sav) üzerine
düzenleyecegi son ve büyük saldirida yogunlasiyordu. Islam'in besinci yilinin
sonlarina dogru -MS 627'nin baslari- bu hazirliklar, Huyay ve Hayber'deki
diger birkaç yahudi liderinin Mekke'yi ziyaret etmesiyle karara baglandi.
Ebu Süfyan'a "Muhammed'i ortadan kaldirmada seninleyiz" dediler.
Anlasan taraflar plan hazirlamaya koyuldular. Yahudiler, Medine'den
hoslanmayan tüm Necd kabilelerini ayaklandirma görevini üzerlerine
almislardi.Beni Gatafan da onlaar katilacakti.
Kureys ve müttefikleri toplam dört bin kisiyi buluyordu. Müslümanlar
Uhud'da üç bin kisiydiler, simdi ise sayilari on bini bulmustu. Planlarina
uygun yola çiktilar. Peygamber (sav) durumu haber aldiginda hazirlanmak
için sadece bir haftasi kalmisti. Istisare toplantisi yapip nasil bir strateji
izleyeceklerine karar verdiler. Toplantida Selman-i Farisi'nin önerisi kabul
edilmisti. Selman önerisini söyle dile getirmisti: "Ey Allah'in Rasulü, biz
Iran'dayken atlilarin saldirisindan korktugumuzda etrafimiza hendek
kazardik. Simdi de etrafimiza hendek kazalim." Herkes Uhud'daki stratejiyi
tekrarlamak istemedigi için Selman'in önerisini kabul etti. Hendegin yapimi
toplam alti gün sürmüstü.kazilan hendeklerin derinlik ve genisliklerini
Selman biliyordu.yahudiler de anlasmanin bozulmamasi taraftari olduklari
için, kazma kürek ve çapalarini ödünç verdiler. Savas basladiginda
müslümanlar soguk ve nemli bir hava ve kitlikla karsi karsiya gelip daha
önce hiç düsünmedikleri kadar büyük bir zayifliga kapildilar.
Hendegin bitmesine az bir zaman kala Kureys ordusu yaklasmisti. Kadinlar
ve çocuklar, kalelere yerlestirilmisti. Mü'minler de sehrin disinda kamp
kurdular.
Ebu Süfyan müsrik ordusunun basindaydi.Düsman da sehir disinda kamp
kurmustu, cesaretleri artti.Bu bir meydan muharebesi olacakti. Kendi
sayilari çok fazla oldugu için onlari rahatlikla yenebilirlerdi. Fakat biraz
daha yaklastiklarinda genis ve derin hendegi görünce sasirdilar. Karsiya
geçmeleri imkansizdi. bu yüzden karsilikli ok yagmuru basladi.
Müslümanlarin komsusu, anlasmali olduklari Beni Kurayza yahudileri onlar
yardim etmisti. Müsrikler simdi onlarida kendi taraflarina geçmeleri için ikna
etmeye karar verdiler. Onlarla görüsmeye giden Beni Kurayza Huyay'dan
oldum olasi korkardi. Yaptigi konusmayla Sefleri Ka'b Ibn Esed'i ikna etti.
O da anlasma metnini yirtti. Onlar, Kureys'in zaferinden emindiler ve
müslümanlara savas açtilar. Savas hala karsilikli ok atislariyla devam
ediyordu. Günler süren kusatmadan sonra hendegin endar yerindeki
korumalar nöbetlerden yorgun sekildeydiler. Müsrikler bundan
yararlanmak istediler. Üç kisi birikte atlarini sürdüler, tam o sirada Hz. Ali
orayi korumak için geldi ve onlardan Amr'i öldürdü.Müsrikler de hendegin
asilabilecegini anlayip bazi noktalara asker yigdilar.
"Ey iman edenler, Allah'in sizin üzerinizdeki nimetini hatirlayin. Hani size
ordular yönelip gelmisti, böylece biz de onlarin üzerine, bir rüzgar ve sizin
görmediginiz ordular göndermistik." ayetinin müjdesiyle savas Bedir gibi
müslümanlarin zaferiyle sonuçlandi.
Sonra ayni 3000 kisilik Islam ordusu Analsmayi bozmus olan Beni Kurayza
yahudilerine giderek kalelerini kusatti.
"Kendilerine zulmedilmesi dolayisiyla, onlara karsi savas açilma
(mü'minlere savasma) izni verildi. Süphesiz Allah, onlara yardim
etmeye güç yetirendir. Onlar, yalnizca: 'Rabbimiz Allah'tir'
demelerinden dolayi, haksiz yere yurtlarindan sürgün edilip
çikarildilar."(Hacc:39-40)
Bu vahiy, Peygamber (sav)'e Medine'ye ulastiktan kisa bir süre sonra indi.
Peygamber buradaki iznin emir anlaminda oldugunu biliyordu. Yahudilerle
yapilan anlasmada da, savas gerekleri belirlenmisti. Baslangiçta sadece
Kureyslilerin kervanlarina baskin yapilmakla yetinildi.
Müslümanlar,Kureys'le savas halindeydiler ve muhacirler bir Kureys
kervanini izliyorlardi. Su anda çok önemli bir karar asamasindaydilar.
Çünkü haram aylardan sonuncusu olan Receb'in son günüydü, fakat
saldirmazlarsa yarina kadar Mekke'ye ulasacaklar, böylece haram bölge ile
korunacaklardi. Bir müddet kararsizliktan sonra saldirmaya karar
verdiler.Ganimet Peygamber'e getirilince O, bunu kabul etmedi. Haram
aylarda savasmanin yasak oldugunu söyledi.Bunun üzerine su ayet nazil
oldu:
"Sana haram olan ay'i, onda savasmayi sorarlar. De ki: Onda
savasmak büyük (bir günahtir). Allah katinda ise, Allah'in yolundan
alikoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'a (ziyaretçilerin
girmelerine) engel olmak ve halkini oradan çikarmak daha büyük (bir
günahtir). Fitne ise, katilden beterdir." (Bakara:217)
Peygamber (sav) bu ayeti söyle yorumladi:"Haram aylarda savasmak
yine haramdir, fakat bu durum istisnadir." O Saban ayinda önemli bir
ayet daha nazil oldu:
"Biz, senin yüzünü çok defa göge dogru, saga sola çevirip- durdugunu
görüyoruz. Simdi elbette seni hosnut olacagin kibleye çevirecegiz. Artik
yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Her nerede bulunursaniz
yüzünüzü onun yönüne çevirin."(Bakara:114)
Böylece kible tayin edilmis oldu.
Peygamber (sav), Muhacir ve Ensardan olusan 305 kisilik bir ordu
kurdu.(Bu arada kizi Rukiyye hasta oldugu için damadi Osman orduya
katilmamisti.) MS. 623 yilinin 17 Martinda (Hicretin 2. yili 17 Ramazan) da
iki ordu karsi karsiya geldi.Orduyu düzene soktu ve elinde bir okla hem
onlara moral verdi, hem de saflari düzene soktu. Kureysliler dokuz-on bin
kisi kadardilar.Kat kat fazla olmalarina ragmen Allah'in yardimi görüldü ve
melekler de mü'minlerin yaninda savastilar. Kafirler büyük bir hezimete
ugradilar ve hala sayica çok fazla olan sekiz yüz kisilik ordulari kaçmaktan
baska çikar yol bulamadilar. Savas sonunda alinan esirler de fidye
karsiliginda ailelerine geri verildiler. Savas Bedir Kuyulari'nin yaninda
yapildigi için bu ismi aldi.
Bu siralarda Peygamberimiz kizlari Rukiyye'yi kaybetmislerdi. Savastan bir
süre sonra Peygamberimizin en küçük kizlari ve o zaman yirmi yaslarinda
olan Hz. Fatima evlilik yasina gelmisti. Eshabda ona en uygun kisi Ali (ra)
'di ve Fatimayi istemesi hususunda onu tesvik ettiler. Yapilan sade bir
törenle evlendiler.
UHUD SAVASI
Yenilgiyi hazmedemeyen Mekkeli müsrikler bunun intikamini almak için
and içmislerdi. Muhakkak acisini çikaracaklardi.Bunun için üçbin kisilik bir
ordu ile medine'ye dogru yola çikti. Orduda Habisistan'li köle Vahsi de
bulunuyordu. Sahibi eger Hamza'yi öldürürse onu ödüllendirecegini
söylemisti. Bu konuda çok ustaydi. Bunu duyan Ebu Süfyan'in karisi
Hind'de Hamza'yi öldürdügünde ona ödül vermeyi vaad etti. Müslümanlar
onlarin bu düsüncelerini ögrenmekte gecikmediler ve her iki taraf da savas
hazirliklarina basladilar. Bu sirada Fatima Hasan adinda bir erkek çocugu
dogurmustu.
Savasin seyri, bir önceki Bedir Savasinda oldugu gibi müslümanlarin lehine
ilerliyordu. Peygamber (sav), okçularina her ne surette olursa olsun asla
yerlerinden arilmamalarini tembihlemisti. Bir ara öyle bir an gelmisti ki
müsrikler kaçacak delik aramaya ve savas meydanini terketmeye
basladilar. Okçular, ilk saflardaki arkadaslarinin ganimet kazanmak için
giristikleri çabayi görebiliyorlardi. Bundan dolayi okçular da savas alanina
girmek istediler. Liderleri Peygamber(sav)'in ne olursa olsun yerlerinden
ayrilmamalari gerektigine dair emrini hatirlatti. Fakat onlar dinlemediler.
"Savas bitti ve kâfirler kaçti" dediler.
O zamana kadar Mekke ordusunun süvarileri hiçbir ise yaramamislardi.
Fakat Halid o anda karsida tarafta neler oldugunu farketti ve hemen bütün
adamlarini okçularin bulundugu yere yöneltti. Bu andan itibaren savas
müsriklerin lehine döndü. Öyle bir noktaya gelindi ki, artik kaçan
kafirlerden bir kismi da gelip mü'minlere arkadan saldiriyorlardi. Savas
nârâlari birden bire degisti ve Kureyslilerin "Ey Hubel! Ey Uzza!" sesleri
alani doldurdu. Müslümanlar büyük kayip verdiler. Sag kalanlar da geri
çekiliyorlardi. Müslümanlar geriye çekildikçe kalabalik da tepeye dogru
yaklasiyordu. Fakat cansiperâne bir sekilde Peygamber (sav)'i korumaya
çalisiyorlardi.
Savasta Peygamberimizin amcasi Hz. Hamza (ra), Vahsi tarafindan sehit
edildi. Savastan sonra Vahsi meydana tekrar gelip Hz.Hamza'nin karnini
yarip karacigerini çikarmisti. Bunu Hind'e götürüp verdi. Karsiliginda da
Ganimetlerden Hind'e düsen payin tümünü aldi. Cigeri eline alan Hind, bir
parça isirip, çigneyerek yuttu. Sonra da cesedin yanina giderek cesedi
parçaladi. Diger kadinlari da bu sekilde yapmalari konusunda tesvik
etti.Savasta Peygamber (sav) de yaralandi. Bu savasin müslümanlara
biraktigi en önemli ders, her ne sekilde olursa olsun emirlere itaâtsizligin
kazanilmak üzere olan bir savasi kaybettirecegi gerçegidir.
HENDEK SAVAŞI
Hayber'e yerlesen Beni Nadir yahudileri, kaybettikleri topraklari tekrar
kazanmaya kararliydilar. Ümitleri, Kureys'in Peygamber (sav) üzerine
düzenleyecegi son ve büyük saldirida yogunlasiyordu. Islam'in besinci yilinin
sonlarina dogru -MS 627'nin baslari- bu hazirliklar, Huyay ve Hayber'deki
diger birkaç yahudi liderinin Mekke'yi ziyaret etmesiyle karara baglandi.
Ebu Süfyan'a "Muhammed'i ortadan kaldirmada seninleyiz" dediler.
Anlasan taraflar plan hazirlamaya koyuldular. Yahudiler, Medine'den
hoslanmayan tüm Necd kabilelerini ayaklandirma görevini üzerlerine
almislardi.Beni Gatafan da onlaar katilacakti.
Kureys ve müttefikleri toplam dört bin kisiyi buluyordu. Müslümanlar
Uhud'da üç bin kisiydiler, simdi ise sayilari on bini bulmustu. Planlarina
uygun yola çiktilar. Peygamber (sav) durumu haber aldiginda hazirlanmak
için sadece bir haftasi kalmisti. Istisare toplantisi yapip nasil bir strateji
izleyeceklerine karar verdiler. Toplantida Selman-i Farisi'nin önerisi kabul
edilmisti. Selman önerisini söyle dile getirmisti: "Ey Allah'in Rasulü, biz
Iran'dayken atlilarin saldirisindan korktugumuzda etrafimiza hendek
kazardik. Simdi de etrafimiza hendek kazalim." Herkes Uhud'daki stratejiyi
tekrarlamak istemedigi için Selman'in önerisini kabul etti. Hendegin yapimi
toplam alti gün sürmüstü.kazilan hendeklerin derinlik ve genisliklerini
Selman biliyordu.yahudiler de anlasmanin bozulmamasi taraftari olduklari
için, kazma kürek ve çapalarini ödünç verdiler. Savas basladiginda
müslümanlar soguk ve nemli bir hava ve kitlikla karsi karsiya gelip daha
önce hiç düsünmedikleri kadar büyük bir zayifliga kapildilar.
Hendegin bitmesine az bir zaman kala Kureys ordusu yaklasmisti. Kadinlar
ve çocuklar, kalelere yerlestirilmisti. Mü'minler de sehrin disinda kamp
kurdular.
Ebu Süfyan müsrik ordusunun basindaydi.Düsman da sehir disinda kamp
kurmustu, cesaretleri artti.Bu bir meydan muharebesi olacakti. Kendi
sayilari çok fazla oldugu için onlari rahatlikla yenebilirlerdi. Fakat biraz
daha yaklastiklarinda genis ve derin hendegi görünce sasirdilar. Karsiya
geçmeleri imkansizdi. bu yüzden karsilikli ok yagmuru basladi.
Müslümanlarin komsusu, anlasmali olduklari Beni Kurayza yahudileri onlar
yardim etmisti. Müsrikler simdi onlarida kendi taraflarina geçmeleri için ikna
etmeye karar verdiler. Onlarla görüsmeye giden Beni Kurayza Huyay'dan
oldum olasi korkardi. Yaptigi konusmayla Sefleri Ka'b Ibn Esed'i ikna etti.
O da anlasma metnini yirtti. Onlar, Kureys'in zaferinden emindiler ve
müslümanlara savas açtilar. Savas hala karsilikli ok atislariyla devam
ediyordu. Günler süren kusatmadan sonra hendegin endar yerindeki
korumalar nöbetlerden yorgun sekildeydiler. Müsrikler bundan
yararlanmak istediler. Üç kisi birikte atlarini sürdüler, tam o sirada Hz. Ali
orayi korumak için geldi ve onlardan Amr'i öldürdü.Müsrikler de hendegin
asilabilecegini anlayip bazi noktalara asker yigdilar.
"Ey iman edenler, Allah'in sizin üzerinizdeki nimetini hatirlayin. Hani size
ordular yönelip gelmisti, böylece biz de onlarin üzerine, bir rüzgar ve sizin
görmediginiz ordular göndermistik." ayetinin müjdesiyle savas Bedir gibi
müslümanlarin zaferiyle sonuçlandi.
Sonra ayni 3000 kisilik Islam ordusu Analsmayi bozmus olan Beni Kurayza
yahudilerine giderek kalelerini kusatti.
_________________


Admin- Admin
- Mesaj Sayısı: 112
Kayıt tarihi: 15/01/08
Yaş: 19

Similar topics» Arena savaşı
» Bedir Uhud ve Hendek Savaşı
» Efsanevi Savaşçılar
» Kralıklar Görevi-İç Savaşlar
» 6 Kadim Savaşçı
» Bedir Uhud ve Hendek Savaşı
» Efsanevi Savaşçılar
» Kralıklar Görevi-İç Savaşlar
» 6 Kadim Savaşçı
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz



